Haberler

Daralan pazarda Türkiye ihracatını büyüttü

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) 2026 yılının ilk çeyrek verilerini açıkladı. OSD Başkanı Cengiz Eroldu, hafif ticari araç pazarında Avrupa’daki daralmaya rağmen Türkiye’nin ihracatını büyüttüğünü vurguladı. Eroldu, İsrail-İran savaşının otomotiv pazarına etkisini değerlendirdi.

OSD tarafından açıklanan 2026 yılı ilk çeyreğine ait üretim ve ihracat adetleri ile pazar verileri kapsamında geçen yılın aynı dönemine göre toplam üretim yüzde 7 azalarak 321 bin 856 adet olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18 düşüş yaşayan otomobil üretimi ise 181 bin 364 adede ulaştı. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 327 bin 16 adet olarak gerçekleşti. Ticari araç grubunda, ilk çeyrekte üretim yüzde 14, ağır ticari araç grubunda yüzde 20 hafif ticari araç grubunda ise yüzde 13 arttı. 2025 yılının ilk 3 aylık dönemine göre ticari araç pazarı 3, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 4 büyürken ağır ticari araç pazarında yüzde 6 gerileme yaşandı. Yılın ilk çeyreğinde, bir önceki yılın aynı dönemine göre, toplam otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 15, otomobil ihracatı ise yüzde 29 geriledi. Bu dönemde, toplam ihracat 215 bin 323 adet, otomobil ihracatı ise 106 bin 341 adet düzeyinde gerçekleşti. 2026’nın ilk çeyreğinde toplam pazar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 azalarak 274 bin 346 adetten kapandı. Bu dönemde, otomobil pazarı da yüzde 6’lık gerilemeyle 210 bin 688 adede ulaştı.

Türk otomotiv sanayinin globaldeki yeri hakkında açıklamada bulunan OSD Başkanı Cengiz Eroldu, “Otomobilde AB’de altıncı, hafif ticari araçlarda birinci, hafif araç toplamında da beşinci ülke konumuna geldik. Hafif ticari araçlarda geçen sene kaybettiğimiz liderliği bu sene tekrar geri almış durumdayız. Ayrıca otobüste de birinciliğimizi devam ettiriyoruz ve dünyada da Türkiye’nin dördüncü büyük otobüs üreticisi ülke olması ayrıca altı çizilmesi gereken bir konu. Yine hafif ticari araçlarda da dünyada dokuzuncu seviyedeyiz, bu bizim ölçeğimizin aslında globalde de ciddi bir ölçek olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda rakamlar Avrupa Birliği’yle ne kadar entegre olduğumuzun bir göstergesi. Hem hafif ticari araç hem de otobüste Avrupa’da en fazla üretim yapan ülke konumundayız. Avrupa’daki hafif ticari araç pazarının 8,8 daralmasına rağmen. Daralan bir pazarda Türkiye aslında ihracatını büyüttü” dedi.

2026 yılı ilk çeyrek sonuçlarını değerlendiren Eroldu, rakamların çok olumlu görünmemesine rağmen 2026 yılına bakışlarının negatif olmadığını vurguladı. İlk üç aylık dönemde üretimdeki yüzde 7 azalmanın sebebinin bir üyelerinin yeni yatırımından kaynaklı faaliyet eksilmesine bağlı olduğuna değinen Eroldu, genelde ocak ayının zayıf geçmesinden dolayı da üretim anlamında martta rakamları olumsuz etkilediğini ancak otomobil pazarının paralel seyretmesinin sevindirici kısım olduğunu belirtti.

Otomobil piyasası hareketli

Uzun zaman sonra pazarda yavaşlama sinyallari gördüklerini belirten Eroldu, Türkiye pazarının farklı bir pazar olduğuna ve Türk insanının otomobil ve otomotivi yatırım aracı olarak görmesinden dolayı Batı Avrupa pazarı gibi enflasyon veya bir istikrarsızlık söz konusu olduğunda harcamalarını azaltma yönünde olmadığına değindi. Eroldu, “Çok yakınımızda, çok ciddi bir bir savaş olmasına rağmen yine de Türkiye pazarının bundan o kadar çok etkilenmediğini görüyoruz. Nisan ayında da aslında piyasa hareketli” dedi.

Yerlilik payında artış

2026 yılı ilk çeyrekte yerlilik payının geçen seneye göre 4 puan artmış olmasının otomotiv sanayisi açısından sevindirici bir gelişme olduğunu vurgulayan Eroldu, “2025 yılı genelinde yerlilik payı yüzde 29 olarak gerçekleşmişti. Şimdi ilk çeyrekte yüzde 35 gibi iyi bir rakamda da yerli satışlarımızı iç piyasada artırmış durumdayız. Bu da yaptığımız yatırımların meyvelerini otomotiv sanayi olarak görmeye başlıyoruz demek. Şimdi kapasite kullanımımızla da alt segmentlere göre değişiklik göstermekle beraber yüzde 60 seviyesinde kapattık. Burada aslında az evvel söylediğim sebeplerden dolayı ilk çeyrekte hafif araçlarda bir kapasite kullanımında azalma var fakat yatırımlarımız devreye girdiği zaman bunun yılın geri kalan döneminde artıya geçeceğine inanıyoruz” dedi. Dünyanın globalleşme trendinden yerelleşmeye geçişini gözlemlediklerine dikkat çeken Eroldu, Çin kaynaklı rekabet baskısının bu kararları ve piyasayı önemli ölçüde etkilediğini belirtti.

Avrupa Birliği kendi duvarlarını inşa ediyor

Türkiye otomotiv sanayinin Avrupa Birliği’ne önemli ölçüde entegre olmasından dolayı bizleri ilgilendiren en büyük pazarın Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği uygulamaları olduğuna dikkat çeken Eroldu, “Avrupa Birliği daha otonom olmaya, kendi dayanıklılığını artırmaya ve daha egemenlik merkezli bir politika izleme yönünde yaptığı adımlar var.  Bunların en önemlisi de “Made in EU” diye basında da kamuoyunda da çok tartışılan Avrupa Birliği’nin kendisine tekrar koruma duvarları inşa etme yönünde” açıklamasında bulundu. Asıl önemli konunun yeni yasa tasarısı olduğuna dikkat çeken Eroldu, “Yeni yasa tasarısında Avrupa Birliği fonlarından teşvik edilen satışlara yönelik, özellikle otomotiv sektörünü ilgilendiren yeni birtakım kurallar getirilmek isteniyor. Bunu da dört alt başlıkta bu yasa tasarısı düzenleniyor. Kamu alımları var, corporate dediğimiz şirketlerin satın aldıkları araçlar var ki bunların içinde kiralama şirketleri de dahil. Burası pazarın önemli bir bölümü aslında. Corporate market dediğiniz zaman Avrupa’da yüzde 60-70’e giden bir pazarın bölümü demek. Diğer taraftan A segmentinden de küçük araçlara yönelik Avrupa’da yeni bir üretim yapısı ve yeni bir teşvik yapısı planlanıyor” dedi.

Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde son derece dengeli bir dış ticaretin otomotivde söz konusu olduğunu ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne entegre olduğunu belirten Eroldu, Türkiye’nin Avrupa’nın üçüncü ihraç pazarı olması nedeniyle önemini vurguladı.

Savaşın pazara olumsuz etkisi

2026 yılı için otomotiv pazar beklentilerini açıklayan OSD Başkanı Cengiz Eroldu, dünya genelinde İsrail-İran savaşı nedeniyle belirsizliğin arttığını ve bu nedenle dünya geneli otomotiv pazarı için 2026 yılında 97 milyon, yani geçen senenin bir miktar üzerinde bir üretim olması beklediklerini açıkladı. Eroldu, “Avrupa’da da yine 2026’nın 2025’e paralel olmasını bekliyoruz. Bunlar İsrail-İran savaşı öncesi rakamlar. Türkiye’de ise biz bir miktar olumsuz etki olacağını düşünüyoruz. Bu nedenle bir önceki toplantıda verdiğimiz tahminlerimizi ihracatta yüzde 4 aşağıya, toplam üretimde de yüzde 2 gibi aşağıya revize ettik. Türkiye pazarında da bir miktar 2025’e göre daralma bekliyoruz” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir