“Mobiliteye erişimi engelleyen vergi oranları düzenlenmeli”
2024 yılı ocak-eylül dönemi değerlendirmesinde bulunan OSD Başkanı Cengiz Eroldu, Türkiye otomotiv sanayisinin güncel durumu ve gelecek tahminleriyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Türk otomotiv sanayisini tehdit eden risk ne?
OSD Başkanı Cengiz Eroldu otomotiv sanayisini bekleyen önemli risk hakkında, “Sektörlere göre ilk 9 aylık ihracata baktığımız zaman otomotiv endüstrisinin yine 26,7 milyar dolar ile toplam Türkiye ihracatının yüzde 16,2’sini gerçekleştirdiğini görüyoruz. Otomotiv endüstrisini kimyasal maddeler ve mamülleri takip ediyor. Onlar da yüzde 4’lük artışla toplam ihracatın yüzde 14’ünü yapıyorlar. Burada tabii dikkat çekilmesi gereken yer hazır giyim ve konfeksiyon. Bu Türkiye’nin rekabetçilik kaybının en hızlı göstergesi çünkü özellikle konfeksiyonda üretim merkezini değiştirmek basit bir iş ve hızlı bir şekilde konfeksiyon tarafından özellikle Türkiye’den Kuzey Afrika ülkelerine doğru bir hareketlenme olduğunu görüyoruz. Bu rekabet kaybı belki şu anda otomotivi etkilemiyor çünkü otomotivde üretim merkezlerini değiştirmek hemen yapılabilecek bir şey değil ama rekabetçilik kaybının uzun süre devam etmesi aslında Türk otomotiv sanayisi için de önemli bir riski bünyesinde barındırıyor. Dolayısıyla hızlı cevap veren sektörlerin Türkiye’den üretimlerini çıkartmaya başladıklarını bu tablo bize söylüyor. Bu da aslında çok önemli bir gösterge” açıklamasında bulundu.
Avrupa’daki atıl kapasite sorunu
Avrupa’da yaşanan sorunların Türkiye otomotiv sanayisine de olumsuz yansıyacağını belirten Cengiz Eroldu, “Avrupa’da önümüzdeki 1-2 sene otomotiv sanayi açısından oldukça zorlu geçecek. Bizi otomotiv sanayi olarak endişelendiren kısmı işin Avrupa’da atıl kapasite olması. Biz de ürettiğimiz araçları Avrupa pazarlarına ihraç ediyoruz. Avrupa pazarlarındaki daralma aslında iki yönden; bir atıl kapasite yaratarak bir de bu Türk otomotiv sanayinin ürettiği araçların satışı üzerinde baskı yaratarak her iki taraftan da bizi son derece olumsuz etkileyebilir” dedi.
“Tahminlerimizi aşağı yönlü revize ettik”
OSD Başkanı Cengiz Eroldu önümüzdeki dönemler hakkında değerlendirmelerini, “Avrupa ve dünyada orta ve uzun vadeli tahminlerde önemli bir değişiklik söz konusu değil. Türkiye’ye geldiğimiz zaman biz geçen sene ihracatta 1 milyon 18 bin adet araç ihraç etmiştik. Bu sene ilk 9 ayda paralel gidiyoruz. Sene sonunda da 1 milyon-1.1 milyonla daha önceki tahminimiz biraz daha yukarıdaydı, şimdi onu bir miktar da olsa aşağı doğru revize ediyoruz Avrupa’daki özellikle talepteki azalmadan dolayı. Keza üretimde de geçen sene 1.5 milyon araçlık üretimimiz vardı. Bu sene de tahminimizi ihracat kaynaklı çok az aşağı doğru revize ettik ama yine geçen seneye paralel ihracat ve üretim rakamlarını korumak istiyoruz” sözleriyle açıkladı.
“Yeni yatırımlar ülkeye çekilmeli, tedarik sanayi geliştirilmeli”
Yerli ürünlerin payının geliştirilmesinin önemine değinen Eroldu, “Katma değeri yüksek yeni otomotiv yatırımlarının ülkemize çekilmesi son derece önemli çünkü bunlar sektörü topyekün daha ileriye taşıyacak. Dolayısıyla bu yeni yatırımlarda hem mevcut oyuncular hem de gelecek oyuncular için mutlaka ülke ekonomisine ve gelişimine sağlanacak bütüncül katkının göz önüne alınmasını, gözetilmesini son derece önemli buluyoruz. Ayrıca bu yatırımlarla birlikte tedarik sanayinin de muhakkak gelişmesi hedeflenmeli. Türkiye’deki tedarik sanayi parkının zenginleştirilmesi ve büyümesi çok önemli” dedi.
Vergilerde düzenleme yapılmalı!
Vergilerde düzenleme konusuyla ilgili OSD Başkanı Cengiz Eroldu, “Tabi gerekiyor çünkü bugün bir premium araçla giriş seviyesi bir aracın aynı vergi dilimine sahip olması da doğru değil yani. Dolayısıyla buradaki bizim orta kesimin de bir mobiliteye ulaşma isteği var. Doymamış bir pazar var orada hala fakat artık buraya erişim gittikçe zorlaşıyor. Bir kere yerlilerin pazar kaybı aynı zamanda Türk insanının mobiliteye ulaşmasında da bir sorun. Yani bugün yerli araç üreticileri Türkiye’de bildiğiniz gibi ağırlıklı olarak B ve C segmentlerinde araç yapıyorlar. Şimdi o B ve C segmentlerinde başlangıç araçlarını satın alabilecek insanların satın alım gücü gittikçe eriyor. Şimdi böyle olunca bir de %80 ÖTV konulduğu zaman bir de ÖTV artı KDV, 1.000 liralık araba 2.000 lira oluyor sonuçta. Yoksa mesela premium segmentte bir kayıp var mı Türkiye’de? Yok. Bizim burada konuştuğumuz B ve C segmentindeki Türk otomotiv sanayi zaten adet yatırımları yaptığı için genelde orada sıkışma var. Yani bu aslında iki taraflı. Bu hem sanayiyi destekleyecek hem Türk halkının otomobile erişimini destekleyecek. Bugün eğer ÖTV yüzde 50 olsa işte o 1 milyonluk TL’lik araç 600 bin TL olacak herhâlde” dedi.

