TOKKDER’den mobilite dönüşümüne yön verecek kararlar
Tüm Oto Kiralama ve Mobilite Kuruluşları Derneği (TOKKDER), 2026 yılının ilk yarısına ilişkin araç kiralama sektörü verilerini ve derneğin yenilenen 2030 vizyonu hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlıkları sürdürülen Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik oluşturma sürecine TOKKDER önemli katkılar sunuyor.
Tüm Oto Kiralama ve Mobilite Kuruluşları Derneği (TOKKDER) tarafından geçtiğimiz hafta İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında; operasyonel ve günlük araç kiralama sektörlerinin mevcut durumu, sektörün büyüme potansiyeli, mobilite dünyasındaki dönüşüm ve hazırlıkları devam eden Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik ele alındı. Toplantıya, TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı Özarslan A. Tangün, TOKKDER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Türkay Oktay ve TOKKDER Yönetim Kurulu Üyesi Önder Erdem katılım gerçekleştirdi.
TOKKDER’in 2030 vizyonunu değerlendiren TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı Özarslan A. Tangün, “2030 yılında Türkiye’nin mobilite ekosisteminin sahiplikten kullanım ekonomisine dönüşümüne liderlik eden sektör kuruluşu olmayı hedefliyoruz. TOKKDER olarak bu dönüşümü yalnızca takip eden değil; kamu ile sektör arasında köprü kuran, veri ve içgörü üreten, politika geliştiren, çözüm önerileri sunan ve mobilite ekosistemini bir araya getiren bir yapı olmak istiyoruz” dedi.
TOKKDER yenilenen misyonunu araç kiralama ve mobilite sektörünü büyütmek, üyelerini geliştirmek, müşteri haklarını korumak ve sektörün geleceğini kanun koyucu ile diğer paydaşlarla birlikte şekillendirmek olarak belirledi.
“Yeni nesilde kullanım araç sahipliğinin yerine geçiyor”
Araç sahipliğinin yerini Mobilite dünyasının çok hızlı bir dönüşümden geçtiğine dikkat çeken Tangün; elektrikli, yazılım odaklı ve bağlantılı araçların yaygınlaşması, otonom sürüş teknolojilerindeki gelişmeler, Çinli üreticilerin küresel ölçekte hızla yükselmesi ve tüketici alışkanlıklarının değişmesinin otomotiv ve araç kiralama sektörlerinin geleceğini yeniden şekillendirdiğini belirtti. Mobilitenin; otomotiv ve araç kiralamanın yanı sıra toplu taşıma, mikromobilite, şehir planlaması, enerji ve şarj altyapısı, finans, sigorta, telekomünikasyon, bağlantılı araçlar, yazılım, veri analitiği ve yapay zekâ gibi çok sayıda alanı kapsayan yaklaşık 10 trilyon dolarlık küresel bir ekosistem haline geldiğini vurgulayan Tangün, “Yeni nesillerde kullanım, sahipliğin önüne geçiyor. Gelişmiş ülkelerde kişi başına araç sahipliğinin artık artmadığını, sabit kaldığını veya bazı pazarlarda gerilediğini görüyoruz. Araç kiralama sektörü, erişim ve kullanım odaklı bu dönüşümün merkezinde yer alıyor.”
Kiralama sektörü yatırımlarına devam ediyor
TOKKDER’in operasyonel ve günlük kiralama sektörlerini birlikte değerlendiren 2026 yılı ilk yarı verilerine göre sektör, yaklaşık 405 bin 740 araçla tüketicilere ve işletmelere hizmet veriyor. Toplam filonun 237 bin 743 adedini operasyonel kiralama araçları, 167 bin 997 adedini ise günlük kiralama araçları oluşturuyor. Araç kiralama sektörü 2025 yılında toplam 133 bin 360 adet yeni araç satın alırken, 2026 yılının ilk altı ayında satın alınan araç sayısı 96 bin 519 adede ulaştı. Sektörün araç yatırımları üzerinden ödediği vergi tutarı ise 2025 yılında yaklaşık 129 milyar TL, 2026 yılının ilk yarısında yaklaşık 90 milyar TL olarak gerçekleşti. Filonun 2025 yılına göre büyüdüğünü, 2024 yılına benzer seviyelerde ve görece dengeli bir görünüm sergilediğini belirten Özarslan A. Tangün, “Sektörümüz mevcut ekonomik şartlara, finansmana erişim koşullarına ve artan araç maliyetlerine rağmen yatırımlarını sürdürmeye devam ediyor” diye konuştu.
Yeni yönetmelik için hazırlıklar sürüyor
Toplantının önemli gündem başlıklarından birini de Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlıkları sürdürülen Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik oluşturdu. TOKKDER’in yönetmelik hazırlık sürecine aktif biçimde katkı sunduğunu belirten Tangün, yönetmeliğin sektör standartlarının güçlendirilmesi, tüketici güveninin artırılması, tüketici mağduriyetlerinin azaltılması, kayıt dışılıkla mücadele edilmesi, haksız rekabetin önlenmesi açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. Yönetmelikle birlikte mesleki yeterlilik ve yetki belgelerinin gündeme gelmesinin beklendiğini ifade eden Tangün, kiralama şirketlerinin yanı sıra broker ve dijital platformlara yönelik standartların oluşturulmasının da sektörün daha sağlıklı gelişmesine katkı sağlayacağını kaydetti.
Gerçek sürdürülebilirlik = daha fazla mobilite
TOKKDER’in 2030 vizyonunun üç temel unsuru “güçlü sektör, güven dolu deneyim ve sürdürülebilir mobilite” olarak belirlendi. Sürdürülebilir mobilitenin yalnızca elektrikli araçlara geçişten ibaret olmadığını vurgulayan Tangün, bireysel araçların kullanım ömrünün büyük bölümünü park halinde geçirdiğine dikkat çekti. Tangün; “Bir otomobil zamanının yaklaşık yüzde 95’ini park halinde geçiriyor. Milyonlarca liralık bir kaynağın kapasitesinin yalnızca çok küçük bir bölümü kullanılıyor. Gerçek sürdürülebilirliğin, daha fazla mobilite hizmetini daha az araçla ve daha verimli biçimde sunabilmek olduğuna inanıyoruz. Mobilitenin geleceğini hiçbir kurum tek başına şekillendiremez. Üyelerimiz, kamu kurumlarımız ve tüm paydaşlarımızla ortak akıl üreterek Türkiye’nin mobilite dönüşümüne birlikte yön vereceğiz.”

