Yaşlanan araç parkı satış sonrası pazarını büyüttü
OSS Derneği Başkanı Ali Özçete, “Ağır ticari araçların satış sonrası pazarında büyümeyi belirleyen en temel unsur, elektrikli araç penetrasyonundan çok yaşlanan filo, artan onarım karmaşıklığı ve operasyonel süreklilik ihtiyacı olarak öne çıkıyor” dedi.
Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği OSS, Türkiye otomotiv satış sonrası sektörüne ilişkin kapsamlı stratejik analiz çalışmalarının ağır ticari araçlar bölümünü açıkladı. Frost & Sullivan tarafından OSS Derneği için hazırlanan “2025 Yılı Türkiye Otomotiv Satış Sonrası Pazarının Stratejik Analizi” raporuna göre Türkiye’de ağır ticari araçlar satış sonrası pazarı 2025 yılında 2 milyar 660,8 milyon dolarlık büyüklüğe ulaştı. 2023 yılında 2 milyar 381,6 milyon dolar seviyesinde olan pazar büyüklüğü, 2025’e kadar yıllık bileşik yüzde 5,7 büyüme kaydetti. Aynı dönemde ağır ticari araç parkı 1 milyon 170 bin 533 adetten 1 milyon 249 bin 511 adede yükselirken, araç parkındaki yıllık bileşik büyüme yüzde 1,3 seviyesinde gerçekleşti. Böylece ağır ticari araçlarda da satış sonrası gelirinin, araç parkındaki büyümeden daha hızlı arttığı görüldü.
Raporda, ağır ticari araç satış sonrası pazarının kısa ve orta vadede elektrifikasyondan çok yaşlanan filo tarafından yönlendirileceği görülüyor. Elektrikli araç satışları 2023 yılında 33 adet iken 2025 yılında 131 adede yükselmiş olsa da, elektrikli araçların toplam ağır ticari araç parkındaki penetrasyonunun yalnızca yüzde 0,02 seviyesinde kalması, pazarın hâlen büyük ölçüde geleneksel dizel güç aktarma organları, mekanik onarım, emisyon sistemleri, yağ, filtre, fren, lastik, şanzıman ve motor bileşenleri gibi klasik ancak giderek daha yüksek değerli kategorilere bağlı olduğunu gösteriyor.
Ağır ticari araçların satış sonrası pazarı açısından stratejik önemine dikkat çeken ve raporla ilgili değerlendirmede bulunan OSS Derneği Başkanı Ali Özçete, “2025 itibarıyla ağır ticari araçlar satış sonrası pazarının 2,7 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşması, bu alanın sektörümüz açısından taşıdığı ekonomik değeri açıkça gösteriyor. Bu pazarda büyümeyi belirleyen en temel unsur, elektrikli araç penetrasyonundan çok yaşlanan filo, artan onarım karmaşıklığı ve operasyonel süreklilik ihtiyacı olarak öne çıkıyor” dedi.
Servisten çıkma süresi rekabeti belirliyor
Türkiye’de ağır ticari araç parkının 1,25 milyon adedi aştığını, ortalama araç yaşının ise 18,1 yıla yükseldiğini belirten Özçete, “Ağır ticari araç parkının yüzde 80,5’inin 5 yaşın üzerinde olması, satış sonrası ürün ve hizmetlere yönelik talebin güçlü biçimde süreceğini gösteriyor. Ancak bu talep artık yalnızca klasik bakım ve parça değişimi ile sınırlı değil. Euro VI emisyon sistemleri, otomatik ve elektronik kontrollü şanzımanlar, gelişmiş fren sistemleri, telematik, dijital tanılama ve yüksek değerli mekanik onarımlar, pazarı daha uzmanlık gerektiren bir yapıya taşıyor. Bu nedenle ağır ticari satış sonrası pazarında rekabet, yalnızca parça bulunabilirliğiyle değil; aracı en kısa sürede tekrar yola çıkarma kabiliyeti, teknik uzmanlık, doğru teşhis, hızlı tedarik ve servis kalitesiyle belirleniyor” açıklamasında bulundu.
Satış sonrası stratejik iş ortağı
Ağır ticari tarafta operasyonel sürekliliğin önemine dikkat çeken Özçete, “Lojistik, yolcu taşımacılığı, inşaat ve filo operasyonlarında bir aracın serviste geçirdiği her süre, doğrudan operasyonel kayıp anlamına geliyor. Bu nedenle satış sonrası sektörü, ağır ticari araçlar tarafında işletmelerin toplam sahip olma maliyetini ve araç duruş süresini azaltan stratejik bir iş ortağı haline geliyor. Yetkili servisler garanti ve yüksek teknolojili onarımlarda güçlü konumunu korurken, bağımsız servisler ve uzman atölyeler yaşlanan araç parkında bakım ve mekanik onarım ihtiyacının ana taşıyıcısı olmayı sürdürüyor” dedi.
Risk ve ihtiyaçlar neler?
Sektörün önündeki risk ve ihtiyaçların neler olduğuna değinen Özçete, “Enflasyon, finansman koşulları, artan parça fiyatları, nitelikli teknisyen ihtiyacı, filo müşterilerinin maliyet baskısı ve sürdürülebilirlik beklentileri, ağır ticari satış sonrası pazarının önündeki en önemli başlıklar arasında yer alıyor. Bu süreçte teknik eğitim, dijital tanılama, stok yönetimi, hızlı lojistik, yeniden üretim, emisyon sistemleri, mevzuat uyumu ve sürdürülebilirlik yatırımları sektörümüzün rekabet gücü açısından kritik hale geliyor” diye konuştu. OSS Derneği’nin sektör adına veri üretmeye ve pazarın gelişimine katkı sağlamaya devam edeceğini vurgulayan Özçete “Ağır ticari araçlar satış sonrası pazarındaki bu güncel analizimizin de sektörümüz için önemli bir yol haritası olacağına inanıyoruz” dedi.

