Haberler

Yerli üretim ile daralan kamyonet segmentinde iddialı model

Kompakt kamyonet segmentinde son yıllarda yaşanan daralma ve sınırlı model seçeneklerinin pazarda oluşturduğu önemli boşluğa Fiat, yeni Scudo Kamyonet modeli ile iddialı bir giriş yapıyor. Fiat Marka Direktörü Altan Aytaç, “Scudo ailesinin sunduğu çok yönlü çözümleri kamyonet segmentine taşıyan yeni modelimiz, FIAT’ın, Türkiye ticari araç pazarındaki uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli bir adımı olarak öne çıkıyor” dedi.

Fiat Professional, geçtiğimiz hafta İstanbul’da düzenlenen basın lansmanı ile Scudo ailesini yerli üretim Scudo Kamyonet modeliyle genişlettiğini açıkladı. Scudo Kamyonet, yerli üretim avantajı, 150 HP gücündeki verimli Multijet 4 motoru ve 1.200 kg istiap haddiyle öne çıkan model, kompakt kamyonet segmentinde önemli bir boşluğu doldurmayı hedefliyor.

Düzenlenen basın toplantısında yeni model lansmanın yanı sıra Fiat Marka Direktörü Altan Aytaç markanın 2025 yıl değerlendirmesi ve 2026 yılı için öngörülerini açıkladı. Fiat markası olarak 2025 yılını bir önceki yıla göre düşüşle kapattıklarını belirten Aytaç, “Geçen sene pazar payı olarak, bir önceki seneye göre yaklaşık 2–2.5 puanlık bir düşüşümüz var. Yüzde 11.2 ile bitirmiştik 2024 yılını; 2025’te yüzde 8.7 oldu. Burada bir önceki seneye göre farklarımız model bazında Fiorino’dan geldi. Daralan ürün gamında yine bayi teşkilatıyla birlikte bu ekibin çok iyi bir performans gösterdiğini düşünüyorum. Elimizdeki bütün araçları satma başarısını da gösterdik” dedi.

2025 yılında Fiat olarak Türkiye pazarında lider olamadıklarını ancak FIAT markasının dünya pazarları arasında en büyük 3 pazarından biri olduğunu vurgulayan Aytaç, “Türkiye’de satılan iki model, Doblo ve Scudo satışları dünyada en yüksek. Dünyada Doblo satışlarının en fazla olduğu ülke Türkiye. Aynı şekilde Scudo’da da özellikle son 1 senedir. Ducato’da da 3’üncü ülkeyiz. Ticari araç performansı olarak Türkiye pazarı, dünyada ve Avrupa’da oldukça söz sahibi durumda” dedi.

Egea üretimi haziran ayında sonlanıyor

Yollara çıktığı ilk günden itibaren en çok satan model ünvanını koruyan Egea, 2025 yılında da 70 bin adet satış gerçekleştirdi. Aytaç, “Bu sene haziran ayının sonuna kadar Egea’nın üretimine devam edeceğiz. 10 yıldır da en çok satan otomobil durumunda. Bu zamana kadar Türkiye’de Egea’nın satışları 720 bin adedi buldu. Bu ortalamaya vurduğunuz zaman yıllık 70 bin adet gibi bir rakamda başka bir model yok; özellikle Gümrük Birliği sonrası, 1996 sonrasında yok. Sadece satış başarısı değil, Egea’nın yarattığı müşteri deneyimi de önemli” açıklamasında bulundu.

Ducato Kamyonet’te çok iyi bir yıl geçirdiklerine değinen Aytaç, “Kendi segmentimizde payımızı 6 puan artırdık; çok kuvvetli rekabet olan bir yer. Minibüste de seviye kaybetmedik. Van satışları da eklenince, ilk defa Ducato satışları geçen sene 10 bin adedi geçti. 10 bin hedefi bizim için stratejik olarak önemliydi; bu sene daha da yüksek adetleri koyuyoruz. Ducato çok iyi bir araç. Satışlar arttı ve bu sene de artmaya devam edecek” dedi.

“Bu sene de sağlam bir büyümemiz olacak”

Scudo’da gövdelerin devreye girmesiyle birlikte büyümelerinin devam edeceğine değinen Aytaç, “Bu sene de sağlam bir büyümemiz olacak. Özellikle kamyonet devreye girdikten sonra yerli üretim Scudo, toplam ticari araç satışlarına çok önemli katkı sağlayacak. Dolayısıyla elimizdeki modellerin performansından ve hedefleri tutturmaktan memnunuz. 2026’da bunları daha da yukarıya taşımayı hedefliyoruz” dedi.

“Scudo Kamyonet ile iddialı bir şekilde geliyoruz”

Scudo Kamyonet ile orta segmentteki boşluğa giriş yaptıklarını belirten Aytaç, “Ürün arzının azalmasından dolayı bir ölçüde yok olan ama talebin tamamen ortadan kalkmadığını düşündüğümüz o kısımda, Scudo Kamyonet ile hem Doblo Pratico’daki tecrübemizden gelen müşteriyi hedefliyoruz hem orta kamyonet sınıfındaki müşteriyi. Türkiye’de kamyonet pazarının 25–30 bin arası bir büyüklüğü var. Bu pazar içinde Scudo Kamyonet ile iddialı bir şekilde geliyoruz” açıklamasında bulundu.

Yeni modeli, müşteri geri bildirimleri oluşturdu

Müşterilerden gelen geri bildirimleri değerlendirerek yeni modele uyguladıklarını belirten Aytaç, “Kasa tarafında en çok çalıştığımız konulardan biri 1200 kilogram yükleme haddine ulaşmaktı. Bu, müşteri içgörülerinde bize net söylenen bir beklentiydi. Araç 4 Europalet alıyor. Doblo’da 3’tü. Bu önemli bir talepti. Kasa üç taraftan açılıyor. Kilit mekanizmaları ve arka basamak konumu detaylı çalışıldı. Tek elle açılabilen yeni nesil kilit mekanizmaları var. Müşterilerden gelen önemli bir geri bildirim, arka kapakta basamak olmamasıydı. Bu nedenle mekanizmalı bir arka basamak tasarladık. Bir diğer geri bildirim, patlayan lastiğin açık kasaya konmak istenmemesi ve güvenlik kaygısıydı. Bu yüzden araç altında 220 litrelik, kilitlenebilir bir bagaj alanı tasarladık. Ses yapmaması için özel malzemeler kullandık. Zeminde kaydırmaz kaplama var. Tabanda sağda ve solda dörder adet kanca mevcut. Ara bölmede uzun yükler için sabitleme kancaları bulunuyor. Ayrıca güneşli havalarda arka camdan gelen ışığın sürüş ergonomisini bozduğu yönünde geri bildirimler vardı. Bu nedenle karartılmış arka cam kullandık. Böylece sürüş konforunu artırmayı ve müşteri şikayetlerini azaltmayı hedefledik” açıklamasında bulundu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir